Sığır şoförlük yaparsa

yazi

Değerli Hemşerilerim, hepinizi saygı ile selamlıyor ve yine şu son haftalar yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istiyorum. 
    Sanki Osman abimin Gazeteleri benim dert ve sevinçlerimi paylaştığım bir Mekan olmuş, tuhaf olayları yaşadıkça yazıyor, ve ne hikmetse yazdıkça yaşıyorum :-)
    11.07.2015 tarihinde Almanya'dan güzel Memleketime gelmek üzere iki Araba peş peşe yola çıktık. Bundan önceki yazım 'Bozuk Radyo' da arz ettiğim gibi, geldiğime sevindiğimden çok kısa zaman sonra tekrar geri dönmenin verdiği üzüntüyle geçiyorum Almanya, Avusturya, Slovenya, Hırvatistan, Sırbistan, Makedonya ve Yunanistan yollarından. 
Toplam 7 saat bekledikten sonra Türkiye'ye giriş yaptık. Sabah 7 gibi Tekirdağ istikametinden TEM e doğru ilerliyorduk, direksiyonda yeğenim, bir yolcu otobüsüyle kafa kafaya ilerledikten sonra yeğenim biraz öne geçince Kavşaktaki Trafik lambası kırmızı olduğu için durduk. 
    Bende yüksek ses ve gülümseyerek 'hadi şimdi geçte göreyim seni' dedim. Adam basıp geçmez mi !? Şok oldum! Çok düşündüm, neden yapmış olabilir diye. Ya kırmızıda durması gerektiğini bilmiyor, ya yeni Otobüsün (Teknik açıdan mümkün değil, ama Hafızalarda öyle kalmış) Frenleri patladı, ya da sadece 'şu Almancıya Araba nasıl kullanılırmış bi öğretim' dedi. Yani anlayacağınız hava attı ! Dikkatinizi çekerim : bir Yolcu Otobüsü Ana Kavşakta seyir halindeki sürati ile kırmızıdan geçiyor ! Yahu bu Adam Koyun mu taşıyor ? Sözüm Meclisten dışarı, fakat böyle Sığırları Yolcu Otobüsünün direksiyonuna oturtursan, Hayatlarını emanet eden Yolculara bir Koyuna verdiği kadar bile değer vermez ! Ah elimde yetki olacak, böyle bir Şoför bozuntusuna, o andan itibaren ömür boyu bırakın Araç kullanmayı, Bisiklet dahi kullandırtmam! 
    İki Gün sonra İstanbul Alaşehir'de bir Okul Taşıtının arkasından gidiyorum, adam döner Kavşağa girmesini bilmiyor ve Öğrenci taşıyor ! Bu cümle çok önemli, tekrar yazayım, ADAM DÖNER KAVŞAĞA GİRMESİNİ BİLMİYOR VE ÖĞRENCİ TAŞIYOR !!! 
    Bu konuda daha yazacak çok şeyim var amaaa, neyseeee. Ve maalesef Kurallara aykırı kullanan çok şu güzel Memleketimde, bu yüzdende baya zorlanıyoruz. 
Mesela 3 Şeritli TEM Otoyolunda Otobüsler neden orta Şeritten gidiyor? Sağ Şeriti genelde ağır Tırlar kullandığı için yol bozukta ondan mı? Mantıken geçerli sebep aslında, ama orta Şeritte 90Km/h ile seyir eden Otobüsü bir başka Otobüs 92 Km/h ile sollamaya kalkınca, dakikalarca Şeritler işgal ediliyor, yani arkadan süratle gelen Araç ya frene asılacak, ya da kilometrelerce boş olan sağ Şeritten sollayacak... Şu cümleye bakar mısınız, ne kadar çelişkili değil mi ? Sağ Şeritten sollamak. İnsanın Diline bile ters geliyor, ama bazen mecbur bırakılıyorsunuz. 
Buyrun size Kazaya Davetiye !!! 
    Teknik olarak bizim Milletimiz kadar güzel Araba kullanan yok şu Dünyada, ama maalesef sadece Teknik açıdan ! Birde Kurallara uyulsa çok mükemmel olacak. 
Bazen Kurallara uymakta tehlikeli, mesela Demirciköy Tünelleri 50 Km/h ile geçilmesi gerektiğini yazıyor, burada itiraf ediyorum gerçekten de tam 50 ile gittim, ve iki defa arkadan gelen Arabalar son anda direksiyonu kırıp olası kazayı önlediler diyebilirim. 
Geçen yıla kadar Uluslararası TIR kullandığım için Avrupa'nın bütün Otobanlarını gördüm ve hiçbir yerde (Şehir Merkezleri hariç) Tünelde 50 Km/h hız sınırı görmedim, bizim Tünellerimizin ne Ayıbı varda 50 ile gidilmesi gerekiyor? Işıklandırmanın tam olarak bitmediği için olabilir mi ? Eğer öyleyse, haddimi aşarak yetkili Makamlardan bir an evvel bitirilmesini rica ediyorum, yoksa bir Facia olunca ondan sonra yapılsa da bir manası kalmaz bence. 
Kanlıçay'ı hatırlıyor musunuz ? 'Orada çok kaza oldu, çok İnsan öldü' diye duymuştum, ve her geçtiğimde içim cız eder, korkarak geçerdim.  Adını yıllar önce 'Güzelceçay' diye değiştirdiler, ama nedense hala korkardım oradan geçtiğimde. Her Samsuna gidişimde, 'acaba geri dönebilecek miyim' diye sorardım kendi kendime, ve en az 3 Saatte giderdik Samsuna. Sinop'a geri döndüğünde şoförlüğünü övmek için, (Kelle koltukta) 'ben 2 Saatte gittim' diyenleri de duydum.
    Temmuzun sonunda gittim Samsuna, biz bu kadar şahane Yol yapabiliyormuşuz? Neden önceden bin bir Çile ile gittiğimiz Yollara şimdi rahatlıkla gidiyoruz ? 
    Kastamonu Boyabat Yolunu çok iyi hatırlıyorum, Yıllardır geçmedim o Yoldan şimdi nasıl bilmiyorum, ama önceden geçtiğimde Yol çalışması vardı, Yolun sağ tarafına yığılmış kilometrelerce Çakıl yığını vardı, 'Seneye rahat edeceğiz' diye düşünüyordum, ama nerdeee ? Bir Yıl sonra geçtiğimde Çakıllar bu sefer sol taraftaydı. Yıllardır çakıllar bir sağ tarafta bir sol tarafta Göz boyama taktiğine Ailece Şahit olduk maalesef. Yıllar sonra Yol bitmiş gibi görünüyordu, ama o bile Sahteydi. Yolun biten tarafını, daha tam bitmeden yamamaya başlamışlar. Almanya'da Arkadaşımın biri, 'biz Almanlardan yol yapmasını öğrendik onlarda bizden yamamasını öğrendiler' demesine, 'hiç inanmıyorum, çünkü eğer biz Almanlardan yol yapmasını öğrenseydik o yola 40 yıl hiçbişey olmazdı' diye karşılık verdim. Şimdiki yapılan yollara bakıyorum da, nerdeyse Avrupa'da bile yok böyle Kalite! 
    Ayancık Yolundan Erfeleğe giden Yolun ilk çalışması ne zaman başlatıldı biliyor musunuz? Hayal meyal hatırlıyorum, 70 li Yılların sonuna doğruydu 7 veya 8 yaşındaydım, Mertoğlu Köyümüzün alt tarafından Otlağı Dozer ile açıyormuş gibi yapmışlardı. Ve çok şükür ki yaklaşık 40 Yıl sonra bitti... 
    Çakıl dedim de aklıma geldi, hani bir Atasözü var, 'bilmemek Ayıp değil öğrenmemek Ayıp' diye, yahu bilmiyorsanız öğrenin artık ! Yetmedi mi bu kadar İnsanın Can verdiği ? Almanya dahil, güzel Vatanımıza şimdiye kadar değişik Güzergahlardan toplam 11 Ülkeden geçtik, ve hiçbir Ülkenin Yol'a Çakıl dökme gibi bir kötü Huy'u yok. Biz neden döküyoruz ? Nüfusumuz çok kalabalık, azaltmak içinmi ? Bence öyle, çünki başka bir Mantıklı açıklaması yok bu Mantıksız davranışın. 
    Ne kadar usta Şoför olursanız olun, bir kere Çakıla kapıldı mıydı, kurtulmanız verdiğiniz Sadakalara, tesadüfe ve şansınıza kaldı. Defalarca Arabanın Çakıla kapılması sonucunda büyük kazalardan kıl payı kurtulduk. Sayısı belirsiz, direksiyonda 'eyvah gittik' diye bağırdıklarım. Birde tam Uçurumun önünde Viraja dökerler, hiçbir ikaz Levhası olmaksızın, 'bizimkiler sağlam iş yapıyor canım, Sakat kalmak yok kesin Ölüm' diye dalga geçerdim. 
Ve yine söylüyorum, şimdiki yapılan Yollara hayran kaldım... 
Demek istedimiydi oluyormuş !
Saygı ve Selamlarımla
Bahattin Keskin