GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ!

yazi

GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ!

 

Yılını tam hatırlamıyorum ama üç beş yıl oldu olmadı…

Bir gün Sinop Valiliği önünde 10 Kasım Atatürk’ün ölüm yıldönümünü anma töreni var ve bende o töreni haberleştirmek için o gün oradaydım.

Saat 09.05 geçe Ata’mın tam öldüğü saate üç beş dakika var saat kulesinin üzerinde elinde sopalarla saatin yelkovanı ve akrebi ile uğraşan birileri ilgimi çekti.

İte kaka o yelkovanla akrebi saat dokuzu beş keçeye getirdiler ve bir kaç ay, yıl öylece kaldı.

Yine bir gün sosyal medyada kulenin saatlerini tamir için İzmir’den bir ekip geldiğini ve bazı incelemeler yapıldığını 65 Bin TL’ye tamir edileceğini duydum.

Yıl 2018 ufak bir araştırmadan sonra saatlerin Sinop Kültür Turizm Derneği tarafından yaptırılacağını öğrendim ve o günün Başkanını aradım.

Konuştuk saatlerin uzun zamandır arızalı olduğunu ve tamir ettireceklerini söyleyince dedim ben saatleri tamir etmeye gönüllüyüm hiçbir ücret almadan Sinop ve Sinoplu’ma bedelini kendi cebimden ne olursa olsun harcayarak yapacağım siz gerekli izinleri alın binanın restoranını, saatlerin kabinlerini falan hazırlayın saatleri ben yapacağım dedim anlaştık.

O gün küçük bir incelemenin ardından başladım orada bulunan saatleri yerinden söktüm. İşyerime getirdim her biri için özel düzenekler hazırlayıp çalıştırdım.

Kimi mekanizmanın dişlileri zorlamadan dolayı tamamen kırılmış, kiminin bir bölümü kırılmış, kiminin elektronik devre elemanları hasar görmüş ve 4 saati kontrol eden asıl elektronik dijital olan kış saati yaz saati kendini Avrupa’ya göre ayarlayan özel bir kumanda merkezi var onunda içerisine yağmur suyu girmiş ve bazı bölümleri hasar görmüştü.

Gecemi gündüzüme kattım bu arada o dişlileri yapabilmek için özel kaynak makinaları, özel dişli yapmak için çeşitli aletler alarak tüm mekanizmayı güzel bir tamirden geçirdim kimi malzemeleri günlerce kendim torna makinasında işledim. Yelkovanları, akrepleri Kurular Boyada boyattırdım.

Elektrik aksamını Sönmez Elektrik’ten aldım kapı kasası profillerini falan Keklik Doğramadan aldım.

Bir kısmını kalenin kulenin yanında bir kısmını Mertoğlu köyü hobi atölyemde yaptım ve bir iki ayda işlemi tamamladım.

Bu arada kulenin diğer aksamı da hazırlandı ve yerine takıldı.

Bir gün Flaş Elektronik ekibi ile giderek saatleri iskele kurum yerlerine taktık uzun gelen oldu, kısa gelen oldu.

Cama değen oldu onların da ayarını o pimapenleri yapan arkadaşlar yaptılar ve işin elektronik boyutunu ve en önemli kısmını bitirdim.

Arık saatler çalışıyor ve her şey çok güzeldi ancak bir sorunumuz vardı o gün dediğim halde elektronik devrelerin kutuları yerinde takılmadığı için cihazları geniş naylon paketlere koymuştum ancak o kutular hiçbir zaman yerine takılmadı.

Bende artık baktım istediğim hiç bir şey tam olmuyor çünkü ben kulenin en azından boyasının falan yeniden yapılmasını, giriş kapılarının değişmesini, tamir edilmesini devrelerin yağmurdan sudan etkilenmesin diye kutulara koyalım dedim ama bunun için artık müzeden izin mi gerekliydi bilemem yapılmadı.

Ardından yağmurlar başladı belki üç ay, belki beş ay tam hatırlamıyorum bir gün biri, başka gün ışıkları derken teker teker hepsi yeniden çalışmaz hale geldi.

Çünkü 65 Bin TL istenen saatleri bedava yapmanın hiçbir işe yaramadığını da öğrenmiş olduk.

Aradan aylar geçti yıl 2020 yılı son ayları idi…

Bir gün Belediye Başkanlığından bir dosya geldi açtım inceledim ve başkanı aradım başkanım nedir bu diye… Dedi bizim saat kulesini daha önce sen yapmışsın yine yaparsan sana bir dosya yolladım fiyatını yaz bize yolla dedi.

Ben de işte hesapladım bunu mekanizma ne tutar 5 bin, kutular ne tutar 3 bin, kapı ne tutar bin gibi yazdım. Bir de bunu ne kadara yapsam da geçen seferki gibi bırakırsam yanlış bir durumda zarar görecek ve bak saatlerden bilmen ne kadar para aldı da yine bozuldu denecek ve bunun içinde 2 yıl boyunca bakımını ayarını ben yapacağım kulenin kilidi başkası tarafından açılmaması için filan vs...

Dosyayı yolladım belediyeye ne ettiler, kimlere teklif verdiler kim ne fiyat verdi vallahi bilmiyorum ve aslında başkanın hatırı olmasa ben o kuleye çıkmayı bile istemiyorum.

Bir vida lazım koca yere in, çık asansör yok merdivenler düzgün değil ine çıka vallahi bıkıyor insan.

Bir gün belediyeden Bülent Bey aradı ihalenin bende kaldığını söyledi o gün başladım çalışmaya bir aya yakın sürdü bitirdim.

Saatleri yaptım taktım ne tesadüftür ki saatleri 10 Kasım’a yetiştiremedim ama 11 Kasım’a yetiştirdim çünkü kulede bulunan bayrak sabah dokuzu beş geçe yarıya inecek bunun için kulenin o saatte açılması için belediyeye de bir anahtar bıraktım.

Saatler bitti ancak ben birkaç ay fatura kesmedim çünkü bir göreyim sonucu diye faturayı kesmedim. Ve her şey normal giderken başkan aradı saatler ne oldu diye sordu dedim başkanım saatler tamam yaptım çalışıyor.

Biz baktırdık çalışmıyor dendi deyince başkana canlı yayınla saatlerin çalıştığını bizzat izlettim zaten bakan arkadaşta bakıp da değil nasıl olsa bozuktur diye sanırım bilmeden kasıtsız demiş olmalı.

Madem tamam o zaman kes faturayı da parasını ödeyelim dedi bende o gün faturasını vergi kurallarına göre bizzat kesip gönderdim ve kısa bir sürede de parası belediye tarafından ödendi.

Not:Sinop ilinde 1979 yılından beri işyeri olan vergi mükellefi olan çeşitli yerlerde şubeleri olan çalıştırdığı ve çalıştıracağı kişilerin bir gün önceden SSK’sını ödeyen, muhasebeye bildiren hem yaptığım işin ustalık belgesine hem de usta öğretmek için usta öğreticisi belgesine araç kullanmak üzere ehliyete, drone kullanmak üzere iha plot  belgesine motorsuz uçak kullanmak üzere pilotluk belgesine telsiz haberleşmesi için Kıyı Emniyetinin verdiği ve çok az kişide bulunan Amatör Telsiz B sınıfı kullanım belgesine, yine sarı basın kartı diye tabir edilen Cumhur Başkanlığı İletişim Başkanlığının verdiği basın kartına tüm Avrupa ülkelerine direk vizesiz gidecek pasaporta ve Sinop İmam Hatip Lisesinden alınmış bir adet Sinop İmam Hatip Lisesi diplomasına sahibim… LÜZUM ÜZERİNE HALKI BİLGİLENDİRMEK İÇİN YAZILMIŞTIR!

OSMAN AKSU