Sinopta 1 Mayıs Bayramı kutlamaları olaysız bir şekilde geçti.
1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamaları olaysız bir şekilde geçti. Kutlamalarda polis, geniş güvenlik önlemleri aldı.
Eski Otogar mevkisinde toplanan DİSK, KESK ve TÜRKİŞe bağlı çeşitli sendikaların üyeleri, Tuzcular Caddesi üzerinden Uğur Mumcu Meydanına yürüdü. Yürüyüş sırasında işçiler hükümet aleyhinde çeşitli sloganlar attı. Polis tarafından Uğur Mumcu Meydanı girişinde oluşturulan arama noktasında, etkinliğe katılanların üst aramasını yaptı.
Uğur Mumcu Meydanında toplanan grup çeşitli sloganlar attı. KESK adına Eğitim-Sen Sinop Şubesi Başkanı Hakan Eker konuşma gerçekleştirdi. Eker konuşmasında, “İşçi ve emekçilerin; kapitalist sömürüye, emperyalist saldırganlığa, işsizliğe, yoksulluğa ve her türlü ayrımcılığa karşı alanlara çıkan; iş, ekmek, barış ve özgürlük mücadelesi yürüten herkesin 1 Mayısını kutluyor, Türkiyenin ve dünyanın dört bir köşesinde sermayenin baskılarına karşı direnen, talepleriyle alanlara çıkan bütün sınıf kardeşlerimize buradan selamlarımızı gönderiyoruz.
Başta Gezi Direnişinde ve özellikle Suruç, Diyarbakır, İstanbul, Ankara katliamlarında kaybettiğimiz gençlerimiz yoldaşlarımız olmak üzere, madenlerde, inşaatlarda, tersanelerde, ekmek parası peşindeyken iş cinayetlerine kurban giden işçi kardeşlerimizi saygıyla anıyor, katillerinin peşini bırakmayacağımızı buradan ilan ediyoruz.
Sermayenin ve onun sözcüsü olan siyasi iktidarın giderek artan ve şiddetlenen saldırılarına karşı; işçi ve emekçilerin, emek ve demokrasi güçlerinin kendi içinde birleşmeye, dayanışmaya ve mücadeleye en çok ihtiyaç duyduğu günleri yaşıyoruz.
Gün geçmiyor ki ülkemizin herhangi bir yerinden bir katliam haberi, bir çocuk istismarı, taciz ya da kadın cinayeti haberi gelmesin. Gün geçmiyor ki, güç sarhoşluğu yaşayan iktidar ve yandaşlarının Cumhuriyetin temel kazanımları ve Mustafa Kemal Atatürke bir saldırıları olmasın. Daha önce Ortadoğunun herhangi bir ülkesinde gördüğümüz görüntüler ülkemiz için adeta sıradan bir üçüncü sayfa haberi olmuştur.
Siyasi iktidar, toplumun farklı kesimlerinin giderek artan ve acil çözüm bekleyen sorunlarını geri plana iterken, her fırsatta toplumu kimlik, inanç ve mezhep farklılıkları üzerinden ayrıştırmaya ve karşı karşıya getirmeye çalışıyor.
Bugün işçi ve emekçilerin karşı karşıya bulunduğu sorunlar ile yıllardır ezilen, yok sayılan, ötekileştirilen halk kesimlerinin sorunları, barış ve özgürlük talepleri iç içe geçmiş durumdadır. 1 Mayıs bu anlamıyla dil, din, etnik kimlik ve inanç farklılığı gözetmeksizin bütün işçi ve emekçilerin ortak taleplerle birleştiği, birlikte mücadeleyi ilmek ilmek örmeye başladığı bir gün olmak zorundadır.
Biz işçiler ve emekçiler, mimar-mühendisler, hekimler, öğretmenler, kadınlar, gençler, çiftçiler, yoksullar, ötekiler ve tüm ezilen halklar olarak;
* Güvencesizleştirmeye, köleleştirmeye, emeğin haklarının bir bir yok edilmesine karşı, * Kiralık işçilik dayatmasına, taşerona, ayrımsız-kayıtsız-şartsız kadro sözünün tutulmamasına, mahkeme kararlarının yok sayılmasına, kıdem tazminatlarımızın gasp edilmesine karşı,
* Sendikal haklarımızın ve grev hakkımızın yok edilmesine karşı,
* Kamu emekçilerinin iş güvencesinin elinden alınmasına, esnek, kuralsız, güvencesiz ve angarya çalışmaya karşı,
* Doğanın ve yaşamın sermayeye teslim edilmesine karşı,
* Kadınlara evden, yarı zamanlı, güvencesiz çalışmanın dayatılmasına karşı,
* 10 Ekim Ankara katliamı ile tırmanan sindirme ve susturma hamlelerine karşı,
* inanç özgürlüğünün garantörü olan Laikliğin tamamen ortadan kaldırılıp, "Tek din, tek mezhep" dayatmalarına karşı, alanlardayız. Bu vesileyle eşitsizliği ve ayrımcılığı savunan, kendisinin de varlık nedeni olan laikliği tehdit ve engel olarak gören TBMM Başkanının görevinin başında bulunmasını kabul etmiyor, kendisini derhal istifaya davet ediyoruz!
* Başta parasız eğitim ve sağlık hakkı olmak üzere, herkesin kamu hizmetlerinden eşit ve parasız olarak yararlanması için,
* Kadın cinayetlerine, kadınlara yönelik şiddet, taciz ve tecavüze, çocuklara yönelik istismarlara son verilmesi, istismarcıların ve destekçilerinin hesap vermesi için,
* Gelir dağılımındaki eşitsizliklerin son bulması, eşit işe eşit ücret, insanca çalışma ve insanca yaşam talebinin gerçekleşmesi için,
* "Yurtta Barış, Dünyada barış" şiarına uygun olarak, ülkemizde ve Ortadoğuda kalıcı barışın sağlanması, emekçilerin birliği ve halkların eşitliği için,
* Ülkemize ve geleceğimize sahip çıkmak, çocuklarımızın güven içinde yaşayabileceği , demokratik, laik; üstünlerin hukukunun değil, hukukun üstünlüğünün egemen olduğu ve bir Türkiye için;
Ve elbette faşizme karşı 1 Mayısta söyleyecek sözümüz, büyütecek umudumuz var! Sözümüzü söylemek, umudumuzu büyütmek için, buradayız.
Bizler, nerdeyse soluduğumuz hava dışında bütün ihtiyaçlarımızın, okullarımızın, hastanelerimizin özelleştiriidiği, sermayeye peşkeş çekildiği bir ülke değil, herkesin bütün kamu hizmetlerinden eşit ve parasız olarak yararlandığı bir ülke istiyoruz.
İnsanın insanı sömürmediği; hiçbir halkın dil, din, inanç ve kültür farklılıkları nedeniyle baskı ya da ayrımcı uygulamalarla karşılaşmadığı bir ülke istiyoruz.
İnsanların açlıktan ölmediği, çocukların savaşlar sonucunda anasız babasız kalmadığı bir ülke istiyoruz.
Türkiyede ve bütün dünyada emeğin, barışın ve kardeşliğin hüküm sürdüğü, sınıfsız ve sömürüsüz bir gelecek yaratmak için mücadelemize kararlılıkla, azimle, inançla devam edeceğiz.” dedi.
Yapılan konuşmaların ardından grup olaysız bir şekilde dağıldı.